Çan Eğrisi ve Geçme Notu Birarada!
Bu yazımda üniversitemizde uygulanan saçma bir sistemden bahsedeceğim. Üniversitelerde derslerden geçmek için çeşitli methodlar uygulanır. Bunlardan en bilineni çan eğrisi ve geçme notudur.
Bu sistemler nasıl işliyor peki? Çan eğrisinde sınava giren herkesin notu toplanır ve giren sayısına bölünür. Böylece bir ortalama bulunur. Ortalamayı geçen öğrenciler CC ve üstü harf notu alırlar. Ortalamanın altına kalan öğrenciler ise DC ve altı harf notu alırlar. Tabii ki bu harf notları öğretim görevlisinin insiyatifine kalmıştır. (Örn bir derste ortalamanın 5 puan altına kalmama rağmen CC gelmişti)
Geçme notu sisteminde ise öğretim görevlisi veya farklı birimler not aralıkları belirler. Hangi notun hangi harfi alacağı -hemen hemen- en başından bellidir.
Üniversitemizde hem çan eğrisi sistemi hem de geçme notu sistemi uygulanıyor. Nasıl mı? Notlar genel olarak çan eğrisine göre veriliyor. Ancak bir öğrenci 35 altında not almışsa yapacak birşey yok! O öğrencinin harf notu çan eğrisine bakılmaksızın FF olarak giriliyor.
Örneğin bir sınıfın ara sınav ve final sınavı ortalamaları 25. Normal çan eğrisi sistemine göre -öğretim görevlisinin insiyatifine bağlı olarak- 25 ve üzeri alan öğrenciler dersten geçmeye hak kazanıyorlar. Ancak bizde uygulanan ikili sisteme göre öğrenci 34,5 dahi alsa FF ile kalıyor.
Sizce de bu bir çelişki ve haksızlık değil mi? Öğrenci genel başarı ortalamasının üzerinde olmasına rağmen dersten kalıyor. Neyse ki bugüne kadar böyle birşey yaşamadım. Bileğimin hakkıyla hem 35 in hem de sınıf ortalamasının altında kaldım
Öğretim görevlilerimizin bir çoğu bu saçma sisteme karşılık farklı çözümler üretiyorlar çok şükür. Ancak üniversitemizin bu yanlıştan dönmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ne çan eğrisi sistemi tam anlamıyla uygulanabiliyor ne de geçme notu sistemi.



Çarpık eğitim sisteminden geçip öss yi atlatıp üniversite sıralarına otişte oturduğumuzda yıllardır hayalini kurduğumuz kurumun içinde olmanın verdiği havayla ve hiç birşey bilmemenin verdiği cesaretle lay lay lom la ortamla barla içkiyle ve hatta sigarayla geçirdğimiz zamanlarımız vizelerin gelmesiyle işte o mübarek zamanlara gelir.
Üst sınıflardan abilerimizden ablalarımızdan öğrendiğimiz sabahlama mantığının gerçek olmadığını her sınav günü kanıtlayan sınavlar iyisiyle kötüsüyle ve hatta kopyasıyla o kadar ilginçtirler ki güven kardeşim bu zamanları zaten anlatır.
Ben başka bi konudan bahsedeceğim.
Bir vizeden 75 aldınız.Finaliniz vizenizden iyi geçti.Derslere katılımınızı hiç aksatmamışsınız(arada bir iki imza atar mısın kardeşim durumu dışında) ödev teslim ettmişsiniz.Derste konu da anlattınız.Ve dönem sonunda aldığınız not CC.
Acaba üniversite hocaları neden lise mantığıyla çalışmamakta ? İsmin önündeki noktalı kısaltmalı ünvan belirten o kelimeler mi dünya görüşlerini değiştirmekte anlamak çok güç